Base (55), kocası Mustafa, Maraş olaylarından sonra çalışmak için Suudi Arabistan’a vinç operatörü olarak gitmek zorunda kalınca Elbistan’ın bir köyünde 2 çocuğu ve eşinin ailesi ile yaşamaya başlar. Evin ve ailesinin bütün sorumlulukları üzerine kalır. Mustafa senede en fazla 20 gün izinli olarak eve gelir. Ailesi ve çocuklarına olan düşkünlüğüne rağmen çalışma koşulları nedeniyle buna mecbur kalır. Amacı çocuklarına iyi bir gelecek sağlayabilmek için para biriktirmektir. Köyde okuma yazma oranı düşük olduğu için ailenin en önemli iletişim aracı mektup gibi kaydedilen “Ses Kasetleri”dir. Mustafa, küçük oğlu Zeynel’in sünnet oluşunu bile bu kasetlerden öğrenmiştir. Zaman zaman bu kasetlerde kavga edilir ya da gönül alınır. Ama Mustafa’ya her şey de söylenmez. Büyük oğlu Hasan yasadışı bir örgüte katılmış ve evden ayrılmıştır. Çocukluğunda Hasan bu kasetlere konuşmaktan kaçmıştır. İlerleyen yıllarda çocuklar büyüyünce köyden Elbistan şehir merkezine taşınmışlar ve çocuklar okula burada devam etmiştir. Ancak köydeki ev bakımsızlıktan zamanla yıpranmıştır.
Zeynel (29) ve hamile karısı Gülizar (26) Diyarbakır'da yaşarlar. Zeynel Diyarbakır’da bir sinema derneğinde çalışmaktadır. Gülizar resim öğretmenidir ve atamasının yapılmasını beklemektedir. Zeynel'in Elbistan'da yaşayan annesi Base, Zeynel çalışmaya başladığından beri kış aylarını onun evinde geçirir.
Babasını sadece sesinden tanıyan ve onunla bu sayede ilişki kurmuş olan Zeynel yıllar sonra annesinden zar zor ses kasetlerinden birini almıştır. Sık sık bu sesleri dinler. Base kasetlerin kaybolacağı ya da bozulacağı endişesiyle onları paylaşmak istememiştir. Yalnız geçen ömrü boyunca kocasını yanındaymış gibi hissettiren o seslerdir.
Zeynel ve Gülizar çocukları olacağı için yeni evlerine taşınmışlardır. Taşınma ve hamileliğin telaşı yüzünden bir süredir Zeynel annesiyle konuşmamıştır. Base de gelini hamile olmasına rağmen uzun zamandır telefon etmemiştir. Zeynel, normalin dışında bir durum olduğunu fark ettiğinde annesini ısrarla arar ama ulaşamaz. Tek çaresi otobüse atlayıp Elbistan'a gitmesidir.
Base'nin kocası yanında olmadığı gibi büyük oğlu Hasan da bir örgüte katılıp ülkeden ayrılmıştır. Base bu durum karşısında daha güçsüz durumdadır. Hasan bir süre sonra geri dönse bile eski hayatına tutunamamış ve babası gibi bir Arap ülkesinde çalışmaya gitmiştir. Hasan, Base'nin normal hayata dönmesi karşısındaki ısrarları yüzünden annesine küserek evden ayrılmıştır. Arada eve telefon edip annesinin sesini bir süre dinledikten sonra telefonu kapatarak annesiyle ilişkisini sürdürür. Base Hasan’ı sürekli rüyasında görür; tek istediği şey ise Hasan'ın evlenmesidir. Evlendiğinde hayatının normalleşeceğine inanır.
Zeynel bu ruh hali içerisindeki annesinin yanına gider. Annesini Diyarbakır'a götürmek için çabalasa da bunu başaramaz. Hem Elbistan merkezdeki evde hem de köydeki evde yapılması gereken işleri olduğunu öne sürer. Zeynel bu işleri yapmak üzere Gülizar'ı annesine emanet edip kendi annesiyle birlikte kalır. İşleri yoluna koymaya çalışırken Hasan’ın neden evden ayrıldığını anlarız. Bir taraftan da Mustafa’nın ailesini bir arada tutmak için çırpınan “sesini” duyarız. Bir gün telefonla Hasan’ın evleneceği haberi gelir.
